Atölye Hikayemiz
35 Yıllık Bir Yolculuk
35 yıl önce, babamızın elindeki keski ve çekiçle başlayan bu yolculuk, bugün baba-oğul elinde aynı sabır ve aynı özenle devam ediyor. Selçuklu Antik Tasarım, bir üretim bandı değil; nesilden nesile aktarılan bir zanaat okuludur.
Atölyemizde her eser, geleneksel usta-çırak ilişkisinin bir ürünüdür. Ahşabı tanımak, damarını okumak, hangi darbenin nereye ineceğini bilmek yıllar alır — bu bilgi kitaplardan değil, ustanın elinden çırağın eline geçer. Bugün de atölyemizde aynı gelenek sürüyor: baba, oğluna sadece bir meslek değil, bir disiplin ve sabır öğretiyor.
35 yıl boyunca binlerce masa, sandalye, dolap ve kapı elimizden geçti. Her biri, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden miras kalan oyma tekniklerini günümüze taşıyan birer belge niteliğinde. Biz, hız ve seri üretimin değil; sabrın, detayın ve el emeğinin peşindeyiz.
Bugün Selçuklu Antik Tasarım, geçmişin zanaat mirasını geleceğe taşıma sorumluluğunu üstlenen bir aile atölyesi olarak yoluna devam ediyor.
Atölyemizden Kareler
Fotoğraflarımız yakında bu alanda yer alacak.